(ebu talib)İsteyen kaynak olarak Sa'lebi, Tefsir-i Kebir, Nahl Suresinin bu ayetinin, İbn-i Kesir, Tefsir, c.2, s. 591. Taberi, Tefsir, c. 14, s. 75. kaynaklarına bakabilir. Müslümanların bilmediği konularda kime başvurmaları gerektiğini Allah C.C bu ayette dile getirmiştir. Çünkü insanları zikir ehli olan Ehlibeyt A.S kurtuluşa götürebilir. İlmi olarak ta insanların fıkhi ve sosyal tüm sorularına tam anlamıyla doğru şekilde sadece Ehlibeyt imamları A.S cevap verebilirdi.
Seni ancak temiz doğumlu bir kişi sever ve ancak kötü doğumlu olan kişi düşman olur. Miraç’ta Allah beni katına aldığında bana şöyle bildirdi: Ey Muhammed, Ali'ye benden selam oku ve bildir ki, kendisi evliyamın imamı ve bana itaat edenlerin nurudur. Ona bu keramet kutlu olsun.” Hüsâmettin el-Mirdi el-Hanefi nin “Âli Muhammed” s.45 Herhalde bu hadisler açık ve net bir şekilde İslam ümmetinin kime uyması gerektiğini açıklamaktadır. ; Selman-ı Farisi'den A.S naklen, Resulullah S.A.A şöyle buyurdu: "Ben ve Ali, Adem A.S yaratılmadan bin yıl önce, Allahın elinde onu tesbih ve takdis eden bir nur idik. Allah Adem'i A.S yarattıktan sonra o nuru Adem'in A.S sulbüne verdi, böylece bir sulpten gele gele Abdülmüttalip'te A.S ikiye ayrıldı. Bende peygamberliğe, Ali'de ise halifeliğe ayrıldı" . Ahmet bin Hanbel “el-Fedail” kitabı Fedail Emir’ül Müminin babı Hadis No: 252. Peygamber hiçbir şüpheye gerek duymadan ardında kimin halife olmasını bu hadislerde belirtti. İmam Ali’den A.S naklen, Resulullah S.A.A şöyle buyurdu: “… Ey Ali, sen benim vasim, varisim, çocuklarımın babası ve kızımın kocasısın. Senin emrin emrim ve senin nehyettiğin benim nehyettiğimdir. Beni peygamberlik ile gönderip, beni yaratılmışların en hayırlısı kılan Allah’a yemin olsun ki, sen yaratılmışların üzerine Allah’ın hüccetisin. Sen Allah’ın sırrına onun güvendiği ve yarattıkları üzerine onun halifesisin.” Yenabi ul mevedde Sayfa: 53) Yine peygamberimiz buyurdu ki: "Ali bana ilk iman eden ve Kıyamet gününde benimle ilk tokalaşacak olandır, kendisi bu ümmetin farukudur, hak ile batılı ayırt edendir, kendisi müminlerin önderidir, mal ise zalimlerin önderidir. Kendisi benden sonra halifemdir" İbn-i Asakir "Tarih-i Dimaşk" c.1, s.89, Hadis No: 122. Şimdi kimileri, mademki peygamber, yerine Hz Ali A.S’ı atamış neden o devrin Müslümanları ona biat etmedi diye soracaktır. Bunu aslında onlara sormak lazım neden peygamberin emirlerine karşı gelip ihanet ettiler? Ama peygamberimiz bu ihanetin olacağını da biliyordu. İmam Ali A.S şöyle buyurdu: Resulullah (saa) bana hayatında bildirdi ki: “Ümmetim benden sonra sana karşı vefasız olup sözünde durmayacaktır” Hatip el-Bağdadi “Tarih-i Bağdat” C.11, S.216 Ve öyle de oldu! Peygamberin vefatından hemen sonra Sakife’de toplanıp Ebu Bekir’e biat ettiler. İşte Aleviliğin doğuşu da böyle oldu. Aleviler peygambere sonuna kadar bağlıydılar ve bu bağlılıklarını peygamberin göçünden sonra Hz. Ali’ye A.S bağlanarak kanıtladılar. Ama Hz. Ali’ye A.S bağlanmanın bir diyeti vardı. Hz. Ali’yi A.S sevmek insanın başına belalar gelmesine neden oluyordu ve öyle de oldu. Bu yüzden de Hz. Ali A.S“Bir dağ bile beni sevse musibetlere uğrar” buyurmuştur. Aleviler sırf peygamberden sonra Hz. Ali’nin A.S yolunda gittiklerinden dolayı çektiğini, değerli büyük Alevi önderlerinden Emir Hasan El-Mekzun El-Sincari A.S bir şiirinde şöyle dile getirmiştir:
Nasıl sunduysak onlara sevgiyi
Aynısıyla sundular bize nefreti
Onlara göre tek kabahatimiz
Taha gile(7) olan velayetimi(8)
6- Bundan önceki yazılarda Hz. Muhammed’den S.A.A sonra Alevilerin Hz. Ali’ye A.S tabi olmalarının nedenlerini anlattık. Peygamberden S.A.A sonra Hz. Ali’nin A.S halife olması gerektiğini ayet ve hadislerden örnekler vererek destekledik. Peki, Hz. Ali A.S halife olunca neler gerçekleşti? Neden Hz. Ali A.S döneminde İslam ümmeti iç savaş yaşadı?
Osman’ın öldürülmesinden sonra Müslümanlar Hz. Ali A.S’ın yanında toplanır ve halife olmasını isterler. Baskılara dayanamayan Hz. Ali A.S halifeliği kabul eder ve kabul ediş sebebi olarak da bakın ne der: : “Artık ben bu hükümete ve size emirlik etmeye karşı isteksizim. Ancak düşündüm ki bu gücü elime alırsam diz üstü çöken hakkı ayağa kaldırabilir veya ayakta olan batılı diz üstü çökertebilirim.” (Ali Şeraiti “Ali” s. 146.) Hz. Ali’nin A.S bu sözlerinden, ilk üç halife döneminde batıla aşırı derecede göz yumulduğu anlaşılmaktadır. Biz o denemdeki halifelerin hatalarından bahsetmeyeceğiz. Osman döneminde yapılan hatalar ve kötü yönetim Osman’ın öldürülmesiyle sonuçlandı. Osman’ın ölümüne sebep olan, yanlış ve bilinçsiz yönetimiydi. Aişe onun hakkında bakın ne dedi: “Aişe sürekli Osman’ı kınıyordu. Nitekim şöyle feryat ediyordu: “Öldürün bu Na’sel’i (ihtiyar ahmağı veya Yahudi Na’sel’e benzeyen bu şahısı). Allah-u Teala onu öldürsün, şüphesiz o kafir olmuştur.” İbn-i Ebi’l- Hadid Nehc’ül- Belağa Şerhi c. 2 s. 77’de, Mes’udi Ahbar’uz- Zaman ve Evset kitaplarında, İbn-i Cevzi Tezkiret’u- Havass’il- Ümme s. 36’da,
Osman’a kin duyan sadece Aişe değildi. İslam devletinin her yerinden özellikle Mısır’dan insanlar halifeyi devirmek için gelmişlerdi. Kısaca halk ayaklanıp onu öldürmek istiyordu. Hz. Ali bu olayları engellemek için de elinden geleni yaptı. Tarih Hz. Ali A.S’ın Osman’ı korumak için harcadığı çabayı yazmıştır. Hz. Hasan A.S ve Hz.Hüseyin’le A.S beraber Beni Haşim’den birçok kişiyi Osman’ı savunup korumaları için gönderdi. Ama yine de Osman’ın öldürülmesinin önüne geçemedi. Hz. Ali A.S halife olduğunda onun hükümlerine ve adaletine kolay kolay kimse katlanamadı. Hz. Ali A.S herkese tam eşit bir şekilde davrandı. Bu, bazı zenginlerin hiç hoşuna gitmedi. Çünkü fakir fukara biriyle aynı muamele ve derecede görülmeyi gururlarına yediremediler. Nehcul belağa s. 202. Hz. Ali A.S Talha ve Zübeyr hakkında söylediği hutbenin açıklamasında, Beyt’ül-mal’dan taksimin nasıl yapıldığı ve eşit dağıtım karşısında kimlerin itiraz ettiği hakkında ayrıntılı bilgi mevcuttur. Talha ve Zübeyir Hz. Ali A.S’ın yanından ayrılarak Aişe ile bir ordu kurup Hz. Ali A.S’a savaş açarlar. Tarihe Cemel Savaşı olarak geçecek savaşa Aişe komutanlık ederek, peygamberin “evlerinizde oturun” emrine karşı gelmiş oldu. Ve Hz. Ali A.S’a savaş açarak da, bizzat peygambere savaş açmış sayıldı. Savaş gerekçesiyse Osman’ın kanıydı. Ayşe Osman’ın kanını Hz. Ali A.S’dan talep ediyordu.
Cemel savaşı başlamadan önce İmam Ali A.S defalarca Zübeyr, Talha ve Ayşe’ye yazdığı mektuplardan birinde şöyle buyurdu: “Ey Aişe, sen evinden dışarı çıkmakla Allah’a ve Resulüne S.A.A asi oldun. Müslümanların arasında sulhu sağlamak için çıktığını söylüyorsan, bu iş kadının deveye binip askerlerin arasında gezmesiyle mi olur, bizlere haber et? Sonra Osman’ın kanını talep ettiğini iddia ediyorsun, biliyorsun ki Osman Ben-i Ümeyye’dendir; sen ise Ben-i Temim’densin. Sen daha birkaç gün önce diyordun ki: Bu ihtiyar budalayı öldürün, Allah onu öldürsün küfre saptı. Ey Aişe, bilmelisin ki, senin bana karşı asi olman Osman’ın katlinden daha da günahtır.” Menakıb-ı Hüvarezmi s.117. Çok ilgi çekici bir hadise yaşandı bu tarihlerde… Aişe, Osman öldürülmeden önce öldürülmesi için feryat ediyordu. Öldürülüp yerine Hz. Ali A.S geçince de savaş nedeni olarak Osman’ın kanını talep ediyor. Oysa Hz. Ali’ye A.S savaş açmak hakkında bakın peygamberimiz ne buyurmuş: Resulullah S.A.A şöyle buyurdu: “Her kim benden sonra halifelik için Ali'ye karşı kötülük ederse ve onunla savaşta bulunursa kafirdir. Aynı zamanda Allah'a ve Resulune karşı savaşmış gibidir. Her kim Ali hakkında şüpheye düşerse kafirdir.”İbn-i Meğâzeli "Menâkibu Ali bin Ebi Tâlib aleyhisselâm" s.46. Bu olaylarda Alevilerin safı belliydi. Hiç şüpheye girmeden Hz. Ali’nin A.S safında savaşa katıldılar. Bazı Müslümanlar, Aişe, Talha ve Zübeyr’in makamlarına aldanarak onların safında durdu. Talha ve Zübeyr hakkında Hz. Ali’nin A.S sahabelerinden biri şöyle diyor: “Eğer onlar barışa razı olmazlarsa ne yapacaksın?’ Hz. Ali A.S: ‘onlara kılıç çekeceğim diyor.’ Adam diyor ki: ‘Talha, Zübeyr ve Aişe’nin batıl yolda olmaları hiç mümkün mü?’Hz. Ali’nin A.S burada verdiği buyruk bugün gerçekten tüm insanlık için bir ders niteliğindedir. Diyor ki: ‘insanların değerini hakla mukayese etmek gerekir, hakkın ve hakikatin değerini, kişilere, kişilerin celaline ve görkemine göre değil
(7) “taha gile” derken kasıt ehlilbeyt(8) Muhammed emin galib et-tavil “tarih el- aleviyyun” 364,
Ali şeraiti “Ali” s. 114.
