QUOTE(şehzade @ Jul 8 2008, 06:46 PM)

demek peygamber ve hatta peygamberler zamanından gelmiş bu sır.................
Merak ediyorum bu sır sadece nusayrilere mi özgüdür..yoksa tüm müslümanlara ve ya inanalarda biliyormdur
herkes biliyorsa bu bir sır mıdır.nusayrilere özgüyse belli bir nedeni var mıdır
selam
sorularınızın cevabını eminim iskenderundaki akad derneğinin inanç önderleri verebilir.
zahmet edip sorabilirsiniz. ayrıca adı üstünde sır ve sır burada tartışılmaz.
QUOTE
yazdığın şiir hiçbir şey kanıtlamıyor maalesef..ayrıca bu iskenderunda ilim irfan sahibi kimleri tanıyorsun merak etmekteyim..varsa benim bilgim dışında birileri ona da sorarız....
neyse bu siteye tesadüfen girdim üye oldum..pek te başarılı bulmadım açıkçası.Amacım kesinlikle karalamak veya kafa karıştırmak değil..
şiir konusuna gelince
ne yazık ki inancımız hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığından olacak, sana bu şiir bir şey ifade etmedi. aynı şekilde iskenderundaki şeyhlere bu şiirin manasını tartışabilirsin.
iskenderunda yaşıyorsun ve iskenderunda ki saygın şeyhleri bilmiyorsun araştırırsan eminim öğrenirsiniz.
siteyi başarılı bulup bulmama konusuna gelince bu sizin kendi fikriniz. ve sanırım siz bu forumun şeffaf olmasını istiyorsunuz o nedenle hoşunuza gitmemiş olbilir.
QUOTE
slm. bence artık bu tabuların yıkılması lazım...bizim dinimiz gizli bir tarikat değil ki her kuralı herkes için bir sır olsun..neyi kimden saklıyoruz
sizce sanırım tabu dediğiniz dini kurallların yıkılıp herşeyin açıklanması gerekir. böyle olursa eminim siteyi beğenirsiniz.
günümüz genç aydın okumuş aleviler sır tutulmaması gerektiğine herşeyin açıklanması gerektiğine inanıyor. benim anlayamadığım bu kadar okumuşlar ve sözde aydın olmuşlar kendi inançlarını niye araştırma gereği hissetmeden yukarıda verdiğiniz beyanatın benzerlerini yapmaktadırlar?????????????????????????????????
git kardeşim biraz oku biraz araştır kendi inancını iyice öğren ondan sıonra fikir beyanında bulun.
sözüm burada sadece 'şehzade' size değil bu şekilde düşünen tüm alevi gençlere yada alevi olduğunu iddia eden gençlere. eğer alevi isek aleviliğin gereklerini yapalım ve biraz inancımızı araştırarım.
batın yani sır vamı
şiir sizi ikna etmedimi peki size bir iki kur'an ayetinden örnekler vereyim
Allah (cc) kur’anı kerimde şöyle buyurmuştur:
“bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür, üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.” Bu ayettin normal anlamına baktığımız zaman; bu dünyada kör olan bir insanın ne kadar çok imanlı olursa olsun ahirette yine kör olarak haşır edileceği gibi daha sapmış olacak. Oysa bu Allah (cc) adaletine uymaz. Bu ayette asıl anlatılmak istenen batını yorum: ayette kör kelimesinden kasıt (bildiğimiz anlamda gözleri görmeyen kastedilmemiştir) hak yoldan sapanlardır. Onların gözü kördür çünkü gerçek yolu görememektedirler.
“onlar doğru yolu tutmuş olsalardı onlara bol sur verirdik” Cin suresi 16. ayetinin normal anlamı doğru yolda gidenlere Allah (cc)’nin su içireceğidir. Ama ayetin asıl anlatmak istediği bu değildir. Bu ayetin asıl mesajını Muhammed el-bakır (as)’dan dinleyelim:
“onlar doğru yolu tutmuş olsalardı onlara bol su verirdik” ayeti şöyle rivayet etmiştir:
“eğer emir’ül müminin, Ali b. Ebi talib (as)’ın ve o’nun soyundan gelen vasilerin velayeti üzere dosdoğru hareket etselerdi, onların emir ve yasaklarına uymak suretiyle itaat etselerdi, “onlara bol su verirdik” kalplerine imanı içirirdik. Ayette geçen yol (tarikat)’dan maksat, Ali’nin ve o’ndan sonraki vasilerin velayetine iman etmektir. (1)
Ayrıca bu konuda imamları hadisleri de mevcuttur. İmam Cafer sadık buyurdu ki:
“Allah’ın kitabı dört şey içerir: onda açıklanmış deyişler, ifadeler vardır. İşaretler vardır. Mahsus olan, duyumsanabilen âlemin üzerinde bir başka âleme ilişkin gizli anlamlar, ince anlamlar vardır ve yüce manevi öğretiler vardır. Lafzi ifade, dış anlam topluluk için, herkes içindir. İşaretler, seçkinler, özel yetenekte olanlar içindir. Gizli anlamlar, letaif; Allah dostları (evliya) içindir. Yüce manevi öğretiler (hakikatler); nebilere, peygamberlere aittir.” (2) Ayrıca hz. Ali (as) da şöyle buyurmuştur:
“kur’an’ı kerim’in hiçbir ayeti yoktur ki dört anlamı bulunmasın: zahir, batın, hadd, ve muttala’ zahir dil ile ikrar içindir, batın kalb ile kavramak ve tasdik içindir. Hadd, meşru ve caiz olanla olmayanı belirtir. Muttala’ ise Allah’ın her bir ayet ile insanda gerçekleştirmeyi irade buyurduğudur.” (3)
bakın değim gibi bu konuda bilgi istiyorsanız biraz araştırın.
biraz zahmet olacak ama me3leş
selamlar................
--------------------
1-Usul-u kafi c. 1 s. 306.
2-İslam felsefesi tarihi, Henry corbin, c.1 s. 33. iletişim yay.
3-İslam felsefesi tarihi, Henry corbin, c.1 s. 32. iletişim yay.