![]() ![]() |
Jan 13 2009, 07:30 PM
İleti
#1
|
|
![]() Grup: Misafir Üye İleti: 180 Katılım: 7-May 08 Üye No: 147 |
Resulullah (saa) şöyle buyurdu: "Ey Ali, şanı yüce olan Allah, miskin ve
zayıf olanların sevgisini sana verdi. Sen onları kardeş olarak kabul ettin ve onlar da seni imam olarak kabul ettiler. Seni sevip seni doğrulayana ne mutlu, seni buğz edip seni yalanlayan ise ne kötüdür. Ey Ali, sen bu ümmet için bir ilimsin. Seni seven beni sevmiştir, seni buğz eden helak olmuştur. Ey Ali, ben ilmin kentiyim sen de onun kapısısın. kente kapısından başka bir yerden gelinir mi? Ey Ali, seni sevip, sana bağlananlar tıpkı içi sığan ve muhafaza eden bir kap ve hububatın saklandığı yer gibidirler. Allah'a dua etseler muhakkak onların dualarını kabul eder. Ey Ali, senin kardeşlerin olan bu kişiler seninle severler ve seninle de buğz ederler. Halk arasında hakir ve şanı yüce olan Allah'ın katında ise büyük bir makama sahiptirler. Ey Ali, seni sevenler Kuds evinde Allah'ın komşularıdırlar. Kendileri dünyada geri bıraktıklarına hiç teessüf etmezler. Ey Ali, senin dost olduğuna ben de dostum ve senin düşman olduğuna da ben de düşmanım. Ey Ali, senin kardeşlerin yüzleri solmuş ve dünyanın zevki sefasından kesilmiş olarak bilinirler. Ey Ali, kardeşlerin üç yerde sevinirler: Öldükleri ve ruhları onlardan çıktığı anda ben ve sen onların üzerine şahit olacağız, hem kabirlerinde onlara sorulduğunda hem de hesaba çağırılıp sıratın üstünden geçtiklerinde. Orada insanlar imanlarından sorulduğunda cevap veremeyeceklerdir. Ey Ali, senin savaşın benim savaşımdır, senin barışın da benim barışımdır. Senin tarafın benim tarafımdır ve benim tarafım da muhakkak Allah'ın tarafıdırlar. Ey Ali, kardeşlerine de ki: Şanı Yüce olan Allah, benim sizlere önder olmamı ve sizin beni veli edinmeniz ile sizden razı olacaktır. Ey Ali, sen Müminlerin Emiri ve ak yüzlülerin komutanısın. Ey Ali, senin taraftarların seçilmiş kişilerdir. Sen ve taraftarların olmasaydınız, Allah'ın dini kaim olmazdı. Taraftarların yeryüzünde olmasaydı gökten bir damla su inmezdi. Ey Ali, Cennette sana bir hazine vardır ve sen orasının Zülkarneyn'isin. Taraftarların Allah'ın hizbi olarak tanınır. Ey Ali, sen ve taraftarların doğruluk ile kaim olan ve Allah'ın kulları arasından seçtiklerisiniz. Ey Ali, sen ve taraftarların Kevser havuzunun başında bekleyip sevdiklerinize sunacak ve sevmediklerinizi de oradan uzaklaştıracaksınız. Sizler o korkulu günde arşın gölgesi altında eman içinde olacaksınız. İnsanlar korktuğunda size asla korku olmayacaktır. İnsanlar üzüldüğünde size hiç üzüntü olmayacaktır ve sizin hakkınızda şu ayet inmiştir: "Onlar, o günün şiddetli korkusundan emindirler" (Neml Süresi 89). Yine sizin hakkında şu ayetler indi: "Şüphesiz ki daha önce kendilerine bizden güzellik vad geçmiş olanlar, bunlar oradan (Cehennemden) uzaklaştırılmışlardır. Onun uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar. O en büyük korku bile onları tasalandırmaz. Melekler onları: Size söz verilen gün, işte bu gündür, diye karşılarlar." (Enbiya Süresi 101-103). Ey Ali, sen ve taraftarların durulması gereken yerde istenileceksiniz ve hepiniz cennetin nimetleri içinde olacaksınız. Ey Ali, melekler, cennet hazinleri ve huriler seni ve taraftarlarını özlemişlerdir. Arşı taşıyanlar ve melekler dualarında hep sizi anarak, sevdiklerinize de Allah'tan hayır dua ederler. Kendileri, çoktan gurbette olan bir aile ferdinin geri gelmesi sevincinde olduğu gibi, senin ve taraftarlarından birinin onların yanına gelmeleri ile sevinirler. Ey Ali, taraftarların Allah'ın katında yüksek dereceye varabilmek için cihat ederler ve onlar Allah'ın huzuruna vardıklarında suçsuz ve günahsız olarak oraya varırlar. Ey Ali, taraftarlarının amelleri her cuma günü bana sunulur. Onların iyi amellerine sevinir ve kötü amelleri için Allah'tan af dilerim. Ey Ali, senin ve taraftarlarının zikri Tevrat'ta onlar yaratılmadan önce hep hayır içinde olmuştur. Onların durumu İncil'de de aynıdır. Kitap ehlinin İliyya'yı kitaplarında bildikleri gibi senin taraftarların onlardan daha iyi bir şekilde senin ilmini Tevrat, İncil ve Kuran'da bilirler. Ey Ali, ashabına anlat ki, onların gökyüzündeki zikirleri yeryüzündeki zikirlerinden daha fazla ve daha büyüktür. Bundan dolayı sevinsinler ve daha da içtihatta bulunsunlar. Ey Ali, taraftarlarının ruhları uyuduklarında ve vefat ettiklerinde hep göğe yükselir. Melekler, insanların bedir ayın nuruna bakıp sevindikleri gibi o ruhların nuruna bakıp sevinirler. O ruhların Allah'ın katındaki menzillerini de gözetirler. Ey Ali, seni hakkıyla tanıyan ashabına de ki: Düşmanlarının amellerinden uzak dursunlar. Her gece ve gündüz Allah'ın rahmeti onları kaplar, onlar düşmanlarının pis amellerinden uzak dursunlar. Ey Ali, tarafatarını kötüleyenlere, senden ve onlardan uzaklaşanlara, seni ve onları başkaları ile değiştirenlere, senden başkasına meyil gösterip seni ve taraftarını terk edenlere, delaleti seçip sana ve taraftarına karşı savaş ilan edene, biz Ehli Beyt'i ve sana tabi olanları buğz edene, maddi ve manevi gücünü bize karşı kullanana Allah'ın gazabı şiddetlenmiştir. Ey Ali, taraftarlarından görmediklerime ve beni görmeyenlere selamlarımı ilet ve de ki: Onlar benim kardeşlerim ve özlediklerimdir. Onlar, Allah'ın ipine sımsıkı tutunup ona güvenirler. Amelleri ile içtihat ederler. Biz, onları kesinlikle hidayetten çıkarıp delalete götürmeyiz. Onlara haber ver ki: Şanı yüce olan Allah onlardan razı olup, onlarla meleklerine karşı övünür. Her cuma günü onlara rahmeti ile bakar ve meleklerine, onlara istiğfar etmeleri için emreder. Ey Ali, benim seni sevdiğim sevgi ile sana bağlanıp, Allah'ın dini ile kaim olanların yardımını başkalarının yardımına değişme. Çünkü bunlar kalplerinin saflığı ve temizliği ile seni baba ve evlatlarının üzerine tercih ederek senin yolunda seni takip etmişlerdir. Onlar bizden dolayı gördükleri eziyetlere katlandılar. Bize ne pahasına olursa olsun yardımlarını esirgemediler. Yüreklerinin kanını eziyet ve kötülüğe karşı bizim için döktüler. Hatta bu durumdan dolayı kendilerini zelil görmediler. Sen onlara karşı merhametli ol ve onlarla kanaat getir. Nitekim şanı yüce olan Allah yarattığında onları bizim tıynetimizden (çamurumuzdan) seçip yaratmıştı. Bizim sırrımızı onlara verdi, kalplerinin bizim marifetimizi iltizam etmesini sağladı, göğüslerini genişletti, onları bizim ipimize tutunur kıldı ve bize muhalif olanları asla kendilerine üst saymadılar ve bundan dolayı sultanların zulümleri ve kötülükleri onlara varmıştır. Allah onları güçlendirdi ve doğru yola sevketti. Onlar, Allah'ın doğru yoluna tutunduklarında geri kalan insanlar bundan habersiz ve delaletin içindeydiler. İşte bu gibi insanlar Allah'ın laneti ile sabahlayıp akşamlarlar. Senin taraftarın ise hak ve doğruluk minhacı üzerindedirler. Onlara muhalefet edenlere sığınmazlar, göstermelik bir durum onlardan zuhur etmez ve kendileri karanlığın kandilleridir" Kaynak: (el-Meclisi "Bihar'ül Envar" C.65, S.45-48; Emali-i Saduk S.561-564; İmadettin et-Tabari "Beşaret'ül Mustafa" S.180-182; Tefsir-i Fırat el-Kûfi S.265-268; Şeyh Saduk "Fedail'üş Şia" S.15-21) -------------------- men lem yekün 3eleviyyen 7ine tensubuhu
femê lehu fiy kadim ed- dehri muftahiru Ebu Nevves Hasan bin Hani من لم يكن علويا حين تنسبه فما له في قديم الدهر مفتخر أبو نواس الحسن بن هانئ |
|
|
|
![]() ![]() |
|
Basit Görünüm | Tarih : 9th September 2010 - 10:35 PM |
www.nihatcay.com
www.grupnidal.com
www.aleviforum.info
www.alevi-islam.com