IPB

Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )


De ki: "Ben, buna karşılık sizden, Ehli-beyt'imi sevmeniz dışında bir ücret istemiyorum” (Şura-23)

NUSAYRİALEVİ CHAT

> Hz. Ali' nin Mucizeleleri ( Anadolu Aleviliğinden alıntı)
dentali
mesaj Feb 26 2008, 12:28 PM
İleti #1





Grup: Üye
İleti: 179
Katılım: 8-February 08
Üye No: 56



Hz. Ali ve Hz. Muhammedin dedeleri (İmam Rıza ve Abdulmuddalip) Mekkeden Medineye göç ettikleri sırada yol boyunca birbirlerine mal. mülk ve can beraberliği yaparak, yol kardeşliği altında ahirete göçene kadar Allahın huzurunda divana durup söz verip diz üstüne geldiler. Deve kurbanlarını kendi yerlerine öncü olarak kesip lokma verdiler.

Alevilikte Oniki İmamlar yolu, Muhammed Ali müsahip kardeşliği bu evliyalardan kalmıştır. Bu ibadet çok kutsaldır ve hakta yeri vardır. Muhammet kırklı iken dedesi Abdulmuddalip Medine’ye göç ettikleri sırada şu duayı okumuştur:

Oğuzhan dağlarını aştım da geldim
Cılga yollarına düştüm de geldim
Mekkeden Medineyi seçtim,
Göçtüm de geldim…

Ehlibeyt nesli medinede yeşermeye başlar. Bir gün Hz. Muhammed gözyaşları kan içinde “Ya Ali benden gelen Fatıma kızımın üstüne içgüveyi gireceksin, o zaman sizden Hz. Üseyin’im doğacak ve tüm Kerbela adına kafa verecek, muaviye elinde şehit düşecektir” diyerek geleceği bildirir, “ebesi Adila karalar giyecek, annesi Fatıma üryan büryan dağlanacaktır”, deyip hıçkırarak ağlar.

Üseyin’in davasını babasının doğuşunda dedesi Muhammed bildirmiştir. Ali ve Fatıma on beş – on altı yaşlarındayken Ali’ye, Zülfikar’ı Muhammed gözaydın ile vererek yedi defa Ali’ye don değişti. Abdal olarak sınadı İlla Ali İlla Seyfi, İlla Zülfikar yazısı ile Zülfikar kılıcını yad etti. Burada Fatımanın üzerine Ali’yi içgüveyi olarak damat etti. Ali’nin kim olduğunu Muhammed Mustafa tekrar semada gördü. Ali’de Muhammedi on yedi defa Arap donuna girerek sınadı, yedinci donunda dev parmağını bağlayarak yedi yaşlı oğlan olup hurma ağacaını bitirdi. Aşağıdaki dörtlük ile bildirdi:

Sabah sabah Hakka yalvar
Ali büyük kısmet salar
Devin parmağını bağlar
Yedi yaşlı oğlan sanar

En son on yedinci donunda semada arslan olarak göründü. Muhammed sabah erkenden kalkıp dam evi’ne (cem evi) gitti, eşik üzerinde bir arslan gördü, tüyleri ürperdi. Bir baktı gökte Ali, bir baktı yerde arslan… yaklaştıkça Alinin kendisi olduğunu anladı ve o zaman iki diz üstüne gelerek:

“Ya Ali sen benden önce doğsaydın, ben sana doğuşunda gülbenk duasını okumasaydım, İki Cihan Selveri ile Mustafa’dan (Hz. Ali’nin annesi ve babası) geldiğini görmeseydim, zülfikarı gözaydınıyla vermeseydim” dedi ve o anda Ali’nin başında bir arı gördü. Ali’nin arı ile konuştuğunu görünce diz çökerek Ali’nin cemaline selafat getirdi. O anda Muhammed’in alt dudağı parçalanarak korkudan kanadı ve “Ya Ali Sen Allah’sın” dedi. Bu lafın karşılığında, Alinin tüyleri tekrar aslan donunda parlayarak Muhammed’e döndü ve:

“Sen benim doğduğumda ummana girerek Fatıma üzerine güvey olacağımı, Fatıma ile benden Üseyin’in doğacağını ve Kerbela uğruna başının kesileceğini, Hak divanı Üseyin’in huzurunda sorulacağını diyen sen değil misin” dedi ve şu deyişi söyledi:

Elif mim yazısı Kuran’da ayet
Hz. Üseyin’im divana davet
Benim bir ismim Ali sırrımı gizlet
Hatem yüksüğünü yuttu Muhammet

Bunun anlamı; Elif Allah’ın bir ismi Muhammed’in giydiği tacdır. Mim Kuran’dır. Muhammed’in Allah’tan aldığı Elif yazısıdır. Hatem de Allahın bir ismi olduğu için, Ali kendinin kim olduğunu saklayarak, sırrımı yut, açığa verme demesidir. Yani yüzük manası sırrı yut demesidir. O zaman Ali Muhammede ben senin damadın olduğumda geleceğin için sana tuzak kuranlar olacak, benim ismimi Ya Ali deme sakın darda kaldığında, “Ya Edirnikli ya Edirnikli sen yetiş diye söyle” dedi şifresini bıraktı. Muhammetler müritleri içinde muhabbet ettiği zamanlarda hep karşıdan Aliyi eleştirenler vardı. Ya Muhammed sen bizlere resül olarak Allah’tan geldin. Ahretten, dünyadan insanlıktan hep iyilerden bahsedip anlatıyorsun. Bunun dışında biz Ali’den bir şey anlamıyoruz. Çünkü Ali’nin yüceliği ortada sen bize Ali’den bahset kim olduğunu söyle deyince:

Muhammed yerinden irkilerek Ali’nin cemaline selafatını verdi.

“Beni benden sorun, Ali’yi benden sormayın. Çünkü ben Ali’yi dam evinin eşiğinde, bir donu semada arslan bir donu Ali olarak gördüm. Son defa da başında arı ile konuşuyordu, arıyı tutun Ali’nin sırrını arıdan sorun” dedi. Ali sırrı, Arı sırrı deyimi de buradan kalmıştır.”
Go to the top of the page
 
+Quote Post

Bu başlıktaki mesajlar


Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

 



- Basit Görünüm Tarih : 9th September 2010 - 10:56 PM
DOST SİTELER

www.nihatcay.com
www.grupnidal.com
www.aleviforum.info
www.alevi-islam.com

Powered By IP.Board © 2008 IPS, Inc.
Licensed to: nusayriforum.com