IPB

Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )


De ki: "Ben, buna karşılık sizden, Ehli-beyt'imi sevmeniz dışında bir ücret istemiyorum” (Şura-23)

NUSAYRİALEVİ CHAT

 
Reply to this topicStart new topic
> HZ ALI nin bir mucizelerinden biri
kemalo
mesaj May 26 2008, 05:26 PM
İleti #1





Grup: Üye
İleti: 26
Katılım: 18-May 08
Üye No: 157



GÜNEŞ’E SELAM VERİP GÜNEŞİN ONUNLA KONUŞMASI



İmam Hasan el-Askeri, babası, dedelerinden naklen, Resulullah (saa) İmamı Ali’ye şöyle buyurdu: “Ey Hasan’ın babası Güneş’e hitap et, o sana cevap verecektir.” Müminlerin Emiri şöyle hitap etti: “Selam olsun sana ey Allah'ın itaatkar kulu.” Güneş şöyle cevap verdi: “Selam senin üzerine de olsun ey Müminlerin Emiri, takva sahibi olan insanların imamı ve ak yüzlülerin komutanı.” (el-Kunduzi el-Hanefi “Yenabi’ül Mevedde



4- Resulullah (saa) İmam Ali bin Ebi Talib (as)’ye şöyle buyurdu: “Ey Hasan’ın babası! Güneş ile konuş, kendisi sana cevap verecektir.”

İmam Ali şöyle buyurdu: “Sana selam olsun, ey salih ve Allah'a itaatkar olan kul”

Bunun üzerine güneşten şöyle bir nida geldi: “Sana da selam olsun ey Müminlerin Emiri, takva ehlinin imamı, ak yüzlülerin komutanı. Ey Ali, sen ve şian (yandaşların) cennettesiniz. Ey Ali, toprak ilk olarak Muhammed (saa)’in üzerinden yarılacak, sonra da senin üzerinden, ilk gelecek olan Muhammed’tir, sonra da sen, ilk olarak giydirilecek olan Muhammed’tir, sonra sen.”

Bunun üzerine İmam Ali (as) secdeye kapanır ve ağlamaya başlar. Bunu gören Resulullah (saa) İmam Ali’nin yanına gelip şöyle buyurdu: “Ey kardeşim ve habibim, başını kaldır, Allah seninle yedi gök ehline övünür.”



(Menakıb-ı Hüvarezmi s.63-64; Enis Emir "Fazilet-i Ehl-i Beyt-i Resulullah" s.470-471)



5- Bir gün Resulullah (saa) meclisinde iken İmam Ali (as)’ye buyurdu ki: “Ey Ali! Yarın Baki dağlarına git. Güneş çıkınca onu selamla. Allah’ın izniyle sana cevap verecektir.”

Orada bulunan cemaat hayrete düşer. Ertesi gün Emir’ül Müminin Ali, muhacirlerden ve Ansarlardan oluşan büyük bir kalabalıkla Baki dağlarına çıkar. Kalabalığın içinde Ebu Bekir, Ömer ve Osman da vardı. Güneş doğunca İmam Ali ona: “Essalamü aleyki ya halkullahil cedid elmuti” “Sana selam olsun, ey Allah’ın yeni doğan ve ona itaatkar mahluku?”

Hazır olanlar gökten cevap şeklinde şöyle bir nida duydular: “Aleyküm esselâm yâ Evvel, ya Âhir, yâ Zâhir, yâ Bâtin, yâ men hüve bi külli şey’in aliym” “Sana selam olsun ey İlk, ey Son, ey Açık ve ey Gizli olan. Sen her şeyin bilginisin.”



Ebu Bekir, Ömer, Muhacir ve Ansar Güneş’ten bu sesi duyduklarında haykırıp bağırdılar. Sonra bir mühlet sonra oradan ayrıldılar. Resulullah (saa)’ın yanına geldiklerinde ona dediler ki: “Ey Resulullah! Sen bize ‘Ali bizim gibi bir beşerdir’ diyordun. Oysa Güneş ona Allah’ın kendi nefsine hitap ettiği gibi ona hitap etti.” Resulullah (saa) onlara: “Ondan ne duydunuz?” diye sordu. Onlar dediler ki: Güneş’in ona: “Sana selam olsun, ey İlk, ey Son, ey açık ve ey gizli. Sen her şeyi bilensin.” Şeklinde hitap ettiğini duyduk. Resulullah (saa) onlara buyurdu ki: “Doğru söyledi. O (yani Ali) İlk’tir; bana ilk iman eden kişi demektir. O Son’dur; beni yıkayacak, kefenleyecek ve mezarıma koyacak Son kişi demektir. O Açık’tır; O benim bütün ilmimi açıklayandır. O Gizli’dir; o gizli ilmimin sahibidir. O her şeyin bilginidir. O helal, haram, farz ve sünnetlerde bilgin olandır. Bunda sorun nedir?” Sonra onların hepsi mescitten çıkıp mahcup halde oradan ayrıldılar.


--------------------
Hαуαтı YαLαηLαяLα Kαzαηмαктαηѕα , GєяçєкLєяLє Kαувєтмєує Rαzıуıм...!
Go to the top of the page
 
+Quote Post
seyid
mesaj Jun 1 2008, 03:37 PM
İleti #2





Grup: Üye
İleti: 32
Katılım: 20-January 08
Üye No: 33



selamun aleykum eline sağlık sayın kemalo bu konu hüseyin bin hamdan el hasibi (Keddes Allah sirro) " hidayet el kübra" kitabında 116 dan 120 sayfaya kadar geniş bir şekilde işlenmiştir güneşin Hz.Ali (a.s) ile konuşmasının sebebi şöyle olmuş

münafıklar hepsi toplanmış konuşuyorlardı şöyle diyorlardı " yahu muhammed bukadar ali bin ebu talibi övüyorki hepimizden öne geçiriyor bizim ona (ali) biat etmemizi emretti ona kim itaat ederse bana etmiş olur ne mutlu o kişiye, ona kim itaat etmezse vay onun haline sürekli ona emir el müminin şekilinde hitap etmemizi ve sevmemizi emrediyor fakat bizim onu sevmemiz mümkünmü? O ki en ulu kişilerimizi bedir günü ve diğer savaşlarda öldürdü en büyük savaşçılarımızı öldürdü (arap ve yahudi) öyle meth ediyorki ve bunu vahye dayandırıyor yani sadece bu sizin Rabbinizdir (Haşa ) demediği kaldi.

Anında olup bitenleri Cebrail aleyhisselam Peygamber efendimiz s.a.a bildirdi ve bunun üzerine Peygamberimiz s.a.a Emir'el müminin'e a.s gerekeni söyledi(yukarda arkadaşımızın yazdığı şekilde olmuştur) bu konu bir çok kitaba konu olmasına rağmen malesef bazıları tarafından görmezden gelinmiştir fakat adını zikrettiğimiz kitap olayı bütün gerçekliğiyle ortaya koymuştur.


saygılar
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Aristo
mesaj Jun 1 2008, 04:12 PM
İleti #3





Grup: Kıdemli Üye
İleti: 88
Katılım: 29-April 08
Üye No: 139



3ali hayrel beşar min şek bihu kefar.ALİ BEŞERLERİN EN HAYIRLISIDIR KİM BU KONUDA TEREDDUT EDERSE KAFİRDİR.
La feta illa 3ali vele seyfe illa zilfukar.ALİDEN DAHA YİĞİT ZULFUKARDAN DAHA KESKİN KILIÇ YOKTUR.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mekzunsincari
mesaj Jun 3 2008, 06:27 PM
İleti #4





Grup: Misafir Üye

İleti: 180
Katılım: 7-May 08
Üye No: 147



Seluni Kable en Tefkuduni’den,

Sasa bin Suhan dedi ki: Bir gün Hz.Ali’ye sordum. “Ey Emir’ül Müminin, faziletçe sen mi üstünsün, yoksa Adem mi üstündür?” Hz. Ali buyurdu ki: “Allahu Teala Adem’e: ‘Sen ve eşin cennette yerleşin, istediğinizi de afiyetle yiyin. Ama şu ağaca dokunmayın, aksi halde zalimlerden olursunuz,’ dediği halde o ağaçtan yediler. Ama ben bana mübah olan çok şeyi Allah rızası için yemedim” Yine ona: “Sen mi daha faziletlisin yoksa Nuh aleyhisselam mı?” diye sordum. Hz. Ali: “Nuh, kavmine beddua etti, ben hakkımı zulmedenlere bile beddua etmedim. Nuh’un oğlu kâfir idi. Benim her iki oğlum Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendileridir.” Peki: “Sen mi daha faziletlisin, yoksa Musa mı?” diye sordum. Hz.Ali: “Allahu Teala Musa’yı Firavn’a göndermek istediği zaman Musa korktu ve ‘Rabbim, ben onlardan bir kişi öldürdüm, korkarım beni de öldürürler’ dedi. Ama beni Hz. Peygamber (saa) Tevbe süresini Hac Mevsiminde Kureyş müşriklerine okumam için gönderdiğinde, onların cabbarlarının çoklarını öldürdüğüm halde onlardan korkmadım ve giderek okudum” dedi. “Peki sen mi daha faziletlisin, yoksa Meryem oğlu İsa mı daha faziletlidir?” Diye sordum. Hz. Ali: “İsa’nın annesi Meryem Beyt’il Mukaddes’te idi. Doğum yapacağı an gelince: ‘Ey Meryem, bu evden çık, çünkü bu ibadet evidir, doğum evi değildir’ şeklinde bir ses duydu. Meryem oradan çıktı ve Beyt-i Lehimde doğumunu yaptı. Ama benim annem beni doğuracağı vakit yaklaşınca “Haram”da idi. Kabe’nin duvarı yarıldı ve “Kabe’ye gir” diye bir ses duydu. Öylece annem Esed kızı Fatıma Kabe’nin içine girdi ve ben Kabe’nin içinde doğdum. Bu fazilet ise ne benden önceki kimselere nasip oldu, ne de benden sonrakilere nasip olmayacaktır” Buyurdu.

1) El-Lematül Beyda s.99
2) Kitab’ül Envar
3) Minel Mehd ilel Lehd Ebul Kasım el-Hav’i s. 549
4) İnsan Kitaptır Ali Kuran’dır
5) Süleyman Yıldız “Hakikat Yolu” s.38-39-40


--------------------
men lem yekün 3eleviyyen 7ine tensubuhu
femê lehu fiy kadim ed- dehri muftahiru
Ebu Nevves Hasan bin Hani


من لم يكن علويا حين تنسبه فما له في قديم الدهر مفتخر
أبو نواس الحسن بن هانئ
Go to the top of the page
 
+Quote Post
fellah
mesaj Jun 17 2008, 09:02 PM
İleti #5





Grup: Yeni- Forum Üyesi

İleti: 1
Katılım: 17-June 08
Üye No: 228



SARSINTIYI DURDURMASI
“Yer, o şiddetli sarsıntı ile sarsıldığı, ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insan: ‘Buna ne oluyor?’ dediği zaman, o gün yer, Rabbinin telkin buyurduğu vahiy ile, bütün haberlerini anlatacaktır.” (Zilzal Süresi 1-5. Ayetler)

Hz. Fatıma ez-Zehra anamız anlatıyor: Ebu Bekir’in halifeliği zamanında Medine’de bir sarsıntı oldu. Bundan korkan halk, Ebu Bekir ve Ömer’in yanına geldiklerinde, hepsi Hz. Ali’nin evine doğru gittiler. Onlar daha Hz. Ali’nin evine varmadan önce, kendisi onları dışarıda karşıladı ve onlarla yüksek bir yere çıktı. Hz. Ali yere oturduktan sonra onlara hitaben buyurdu ki: ‘Şu gördüğünüz mü, sizi korkuttu?’ hepsi dediler ki: ‘Bu gördüğümüz bizleri nasıl korkutmasın ki, şimdiye kadar böyle bir sarsıntı görmedik.’ Hz. Ali, dudaklarını kıpırdatıp, eli ile yere vurduktan sonra şöyle buyurdu: ‘Sana ne oluyor? Sakin ol!’ Yer, bunun üzerine hemen sakin oldu. Orada bulunanların hepsi de olanlara şaşırdılar. Hz. Ali buyurdu ki: ‘Sizler, şimdi yapmış olduğumdan mı şaşırıyorsunuz?’ Dediler ki: ‘Evet’ Hz. Ali buyurdu ki: ‘Şanı Yüce olan Allah’ın: “Yer, o şiddetli sarsıntı ile sarsıldığı, ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insan: ‘Buna ne oluyor?’ dediği zaman...” buyurmuş olduğu o insan benim. Daha sonra yer bana bütün haberini söyleyecektir.


--------------------
Ben ASIM BEZİRCİ'yim YAZARIM...
Ben ASAF KOÇAK'ım ÇİZERİM...
Ben HASRET GÜLTEKİN'im SÖYLERİM...
Ben SEMAHIMI SİVAS'ta YİNE DÖNERİM..
Go to the top of the page
 
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

 



- Basit Görünüm Tarih : 9th September 2010 - 10:39 PM
DOST SİTELER

www.nihatcay.com
www.grupnidal.com
www.aleviforum.info
www.alevi-islam.com

Powered By IP.Board © 2008 IPS, Inc.
Licensed to: nusayriforum.com